Altı Nokta Körler Derneği
Altı Nokta Körler Derneği

TÜRKİYE KÖRLER FEDERASYONUNDA TARİHSEL BİR YOL AYIRIMINA DOĞRU


Türkiye Körler Federasyonu’nun 21. Olağan Genel Kurulu 22 Aralık 2018 Cumartesi günü Ankara’da toplanıyor.

Türkiye Körler Federasyonu’nun 21. Olağan Genel Kurulu 22 Aralık 2018 Cumartesi günü Ankara’da toplanıyor. Bu genel kurulda yeni bir yönetim kurulu seçilmesinin yanında, daha da önemlisi köklü bir tüzük değişikliği gerçekleştirilecek. Bu tüzük değişikliği ile Federasyonun bürokratik ve hantal yapısı değiştirilecek; değişime ve yeni düşüncelere daha açık bir federasyon oluşturulacak. Yeni derneklerin federasyona girişinin kolaylaştırılması için Federasyonun, bugün mali yükün ağırlığını derneklere yıkan bir üst kuruluş olmaktan çıkarılması amacıyla giriş ve yıllık ödenti miktarları sembolik düzeye çekilecek. Kör gençlerin ve kadınların faaliyet gösterdiği alan örgütlerinin Federasyona katılmaları için ortam uygun hale getirilecek. Üyesi çok olan derneklerin delege sayısı azaltılırken üyesi az olan derneklere kendilerini anlamlı bir biçimde temsil ettirmelerine yeterli delege sayısına kavuşmaları için gereken önlemler alınacak. Bütün bunların başarılabilmesi ve gereksinmelere göre tüzüğün nispeten daha kolay değiştirilmesi için bugün tüzükte yer alan ve yürürlükteki Medeni Kanun ile Dernekler Kanunu’na aykırı olan delege tam sayısının üçte ikisinin yani 234 delegenin olumlu oy kullanması zorunluluğu kaldırılarak KATILAN delegelerin üçte ikisine indirilecek.

            Türkiye Görme Engelliler Derneği’nin bu köklü değişime direndiği, bunun için her şeyi, örgütlü kör hareketini bölmeyi bile göze aldığı anlaşılıyor. Bunu nereden anlıyoruz?

            Öncelikle iki yıldan beri tüzük değişikliği önerilerini oluşturmak için yapılan hiçbir toplantıya, ısrarlı çağrılara rağmen katılmamalarından anlıyoruz. Saptanan tüzük değişikliği önerileri paketi her dernek gibi kendilerine de gönderildiği halde en ufak bir görüş belirtmemişlerdir.

            İkinci olarak, son birkaç gün içerisinde cereyan eden gelişmelerden anlıyoruz. Altı Nokta Körler Derneği, bir süreden beri Federasyona üye dernekleri ziyaret ediyor, bu derneklerin tüzüğe ve genel kurula ilişkin görüş ve önerilerini alıyor. Bu bağlamda beş dernek ziyaret edildi. En son iki büyük derneğin ortak durum değerlendirmesi yapması amacıyla 12 Aralık günü için Türkiye Görme Engelliler Derneği’nden randevu alındı. Türkiye Görme Engelliler Derneği Genel Başkanı Ahmet Cantürk, randevudan bir gün önce alel acele hazırlanmış bir yazıyı Derneği’nin facebook hesabından yayınladı. Yazı Türkiye Körler Federasyonu ve Engelliler Konfederasyonu hakkında karalamalar ve yalanlarla doluydu. Bugün bu iki örgütteki politikaları destekleyen Altı Nokta Körler Derneği’ne “Kızım sana söylüyorum; gelinim sen anla” gibisinden bir mesaj veriliyor; dedikleri olmazsa Federasyon’dan ayrılma şantajı yapılıyordu. Bu yazının amacı, bir gün sonra yapılacak müzakereleri anlamsız hale getirmek ve sabote etmekti. Ahmet Cantürk, “Biz yolumuzu belirledik. Değişime direniyoruz. Federasyon’dan ayrılacağız. Boşuna gelmeyin. Gelirseniz de yayınladığımız yazıdaki hakaret ve yalanları yüzünüze karşı söyleyeceğiz.” Demek istiyordu. Bu, en hafif ifadesiyle gelecek olan konuklara karşı son derece nezaketsiz ve saygısız bir tutumdu. Bu nedenle Altı Nokta Körler Derneği’ni temsil eden bizler, bu saygısız tutuma karşı söz konusu randevuya gitmemeyi; yanıtlarımızı bu yazıyla kamuoyuna duyurmayı tercih ettik

  1. Ahmet Cantürk, Türkiye Körler Federasyonunun da kurucu üyesi olduğu Engelliler Konfederasyonunun tüzüğünü değiştirerek bu Konfederasyonda körlerin temsilini zayıflattığımızı, bölge federasyonlarının egemen olduğu bir yapı meydana getirdiğimizi, bunu da Turhan İçli’nin Konfederasyon başkanı olmasını garanti etmek için yaptığımızı iddia ediyor. Bu, neresinden tutarsan elinde kalan bir iddiadır. Zira Turhan İçli, bugüne dek hep Ahmet Cantürk ve arkadaşlarının da desteğiyle Konfederasyon başkanlığına gelmiştir. Ahmet Cantürk ve arkadaşları hiçbir zaman Turhan İçli’nin karşısına aday çıkarmamış, hatta Konfederasyon başkanlığına aday olanlara karşı her zaman Turhan İçli’yi aday gösterip desteklemişlerdir. Ta ki, 2016 yılının Ocak ayında yapılan Türkiye Körler Federasyonu 20. Olağan Genel Kurulu’na dek. Bu Genel Kurul’da Turhan İçli’ye karşı aday çıkmış olan Ahmet Cantürk’ün ağır bir yenilgiye uğramasından sonra anti Turhan İçli duygular kabarmıştır. Altı Nokta Körler Derneği’nin Federasyon Yönetim Kurulu’ndaki sayısının 13 olmasını bahane ederek yönetim kurulu toplantılarını boykot etmeye başlamışlar; tüzüğe göre bu sayının başkan dahil en fazla 12 olması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Oysa Federasyon başkanı tüzüğe göre Federasyon genel kurulundan ayrıca seçilmekte ve nispi temsile göre yapılan yönetim kurulu seçimlerinde nisaba dahil edilmemektedir. Bu durum, başkanı doğrudan doğruya genel kuruldan seçilen bütün örgütler için böyledir. Altı Nokta Körler Derneği olarak biz o zaman, bu tartışmaları uzlaşmacı bir sonuca bağlamak için sorunu uzman bir hukuk kuruluşuna sorarak gelen yanıta göre hareket etmeyi önerdiğimiz halde Cantürk ve arkadaşları bu yolu tercih etmemişler; dava açma yoluna gitmişlerdir. Açılan iki davanın ikisini de kaybetmişlerdir. Bu arada Altı Nokta’nın Federasyon Yönetim Kurulundaki bir üyesi istifa edip temsilci sayısı, başkan hariç 11’e düştüğü halde Yürütme Kurulunda istedikleri görevlere seçilemediklerini bahane ederek boykotçu tutumlarını sürdürmüşlerdir. Bütün öfkeleri azınlık oyu ile çoğunluğa hükmedemediklerinden kaynaklanmaktadır.
  2. Türkiye Körler Federasyonu’nun Engelliler Konfederasyonundaki temsilinin zayıfladığı iddiası da kocaman bir palavradan ibarettir. Engelliler Konfederasyonu Yönetim Kurulu 19 kişiden oluşmaktadır. Konfederasyon üyesi altı federasyon bulunmaktadır. Bu 19 kişiden yedisi Türkiye Körler Federasyonu temsilcisidir. Geriye kalan 12’si diğer beş federasyona dağılmıştır. Konfederasyonun en önemli görevleri körler tarafından yürütülmektedir. Ahmet Cantürk’ün ciddiyetsizliğini, Konfederasyon üyesi bazı federasyonları “meşru genel kurullarını yapmayan anti-demokratik bölge federasyonları” olarak suçlamasından da anlamak mümkündür. Bu federasyonlar bulundukları illerdeki İl Dernekler Müdürlüklerinin denetimi altında faaliyet göstermektedir. “meşru genel kurullarını” yapmadıkları takdirte uyarılacakları veya haklarında dava açılacağı açıktır. Ama meşruiyet kriterleri, Ahmet Cantürk’e göre yasalarda ve idari denetimlerde değil, kendi kafasındadır. Bu federasyonları tanımadığı ve haklarında pek bir şey bilmediği halde böyle işkembe-i kübra’dan savurması ancak ona yaraşan bir davranıştır.
  3. Ahmet Cantürk, Türkiye’deki engelli hareketinin dinamiklerini hiç anlayamamıştır. Zira, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra çok sayıda yeni dernek kurulmuş; bu derneklerin çoğu ya çatı örgütlere girmeyi reddetmiş ya da kendi illerinde veya bölgelerinde yeni federasyonlar kurmayı tercih etmişlerdir. Bu federasyonların çoğu engel guruplarına göre değil, pek çok engel gurubunu kucaklayacak şekilde kurulmuştur. Öte yandan, eskiden temel dört engel gurubu tanınırken 2000’li yıllardan sonra dernekler alanına daha önce pek tanımadığımız engel türleri girmiştir. Ayrıca her engel gurubunda özel uzmanlık konularına uygun alan dernekleri kurulmuş; özellikle genel amaçlı derneklerde kendilerini ifade edemeyen gençler ve kadınlar bu çeşit derneklerde çalışmayı yeğlemişlerdir. İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre bugün ülkemizde engelliler alanında faaliyet gösteren iki bine yakın dernek, vakıf, federasyon veya konfederasyon vardır. Bunların bir bölümü kağıt üzerinde kalmış bile olsa yarıdan fazlası kendi çapında önemli faaliyetler göstermektedir. Alandaki bu çeşitliliği yok saymanız, kafanızı kuma gömmeniz anlamına gelmektedir. Engelli hareketinin bu yeni dinamiklerini kavrayamaz ve2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun mantalitesi içerisinde sıkışıp kalırsanız, süreci anlamanız ve yönetmeniz olanaksızdır. İşte Engelliler Konfederasyonu’nda yapılan tüzük değişikliğinin ve meclisler sistemine dayalı yeni örgütlenme modelinin arkasında bu gerçekler yatmaktadır.
  4. Bu durumu analiz eden Engelliler Konfederasyonu, 2016 yılının Mayıs ayında “Hak Temelli Engelli Örgütlenmesinin Dünü, Bugünü, Yarını: Yeni Arayışlar” adıyla İstanbul’da iki günlük bir çalıştay gerçekleştirmiş; 80 dolayında engelli temsilcisiyle engelli hareketinin birleştirilmesi, ortak hedeflere yöneltilmesi ve demokratik bir baskı gücü oluşturması için nasıl bir örgütlenme modelinin hayata geçirilebileceğini tartışmıştır. Kurulu dernek, federasyon ve konfederasyonlara kendinizi kapatıp bize katılın şeklindeki bir talimatın gerçekçi olmadığı tespiti yapılarak hak temelli bütün örgütlenmelerin her ilde meclisler şeklinde örgütlenmesinin, bunların temsilcilerinden de Türkiye Engelliler Meclisi’nin oluşturulmasının engelli hareketini bütünleştireceğine ve etkili bir güç meydana getirilebileceğine karar verilmiştir. Hiç kuşku yok ki, bu boyutta bir faaliyet tüm illeri dolaşmayı, oralarda günler süren çalışmalar yapmayı gerektirmektedir. Bu da önemli bir mali güce sahip olmayı gerekli kılmaktadır. O sırada Avrupa Birliği delegasyonu “Sivil Ağlar” adıyla bir hibe çağrısı yapmış; Konfederasyon karar altına aldığı yeni örgütlenme modelini projelendirerek Avrupa Birliği delegasyonuna sunmuştur. Bu proje, 70 dolayındaki proje içinden kabul edilen beş proje arasına girmeyi başarmıştır. 42 ay sürmesi öngörülen proje uygulamaya konulmuş; Kasım ayı sonu itibarıyla 31 ilde il engelli meclisleri kurulmuştur. Şu anda bu meclislerde yer alan dernek ve diğer tipteki engelli örgüt sayısı beş yüze yaklaşmıştır. Finansman kaynağının sınırlılığı nedeniyle 52 ille sınırlandırılmış olan meclislerin kuruluşu tamamlandıktan sonra 26 ilde tüm il meclislerin üyelerinin katılacağı üçer günlük eğitimler yapılacak ve il meclisleri temsilcilerinden oluşan Türkiye Engelliler Meclisi toplanacaktır.Ahmet Cantürk projenin WEB sitesine gönderdiği bir mesajda utanmadan “Engelliler Konfederasyonu yeni bir ekmek teknesi bulmuş” diyerek dalga geçebilmektedir.
  5. Ahmet Cantürk, bu sürecin neresindedir? Hiçbir yerinde değildir. Engelli örgütlenmesinin bu çeşitliliğinden nasıl bir örgütlenme modeli ile engellilerin ortak demokratik baskı gücünün yaratılabileceğine ilişkin bir görüşü var mıdır? Hayır, hiçbir görüşü yoktur. Bu konuda yazılmış tek bir yazısı bile bulunmamaktadır. İstanbul’da yapılan çalıştaya sadece bir gün katılmış; her hangi bir görüş ileri sürmeksizin erkence ayrılıp gitmiştir. Bugün bu hareketi gözden düşürmek ve itibarsızlaştırmak için tezviratta bulunmaktadır. Böylece matbaaya karşı ayaklanan Kabakcı Mustafa gibi, yeni düşüncelere ve gelişmelere karşı çıkan bir yobaza dönüşmektedir. Bu nedenlerle biz Ahmet Cantürk’ün başta Türkiye Görme Engelliler Derneği’nin gelişmesinin ve güçlenmesinin, dolayısıyla engelli hareketinin önünde bir engel haline gelmeye başladığını düşünüyoruz. Bütün karalamaları, tezviratı ve yalanları, bu yeni gelişmelere ve başarılara karşı duyduğu öfke ve panikten kaynaklanmaktadır.
  6. Ahmet Cantürk’ün bu tutumu, bizim için yabancı ve şaşırtıcı değildir. 1996 yılında yapılan Türkiye Körler Federasyonu Genel Kurulu’nda Altı Nokta’nın adayı karşısında yenilgiye uğrayıp Federasyon yönetimine giremediği zaman da benzer bir tepki vermiştir. Hemen uyduruk birkaç derneği bir araya getirerek sözüm ona Milli Özürlüler Birliği (MÖB) adında bir birlik meydana getirmiş; TGRT FM’de Yılmayanlar programında Altı Nokta için alçakça tezviratta bulunmuştur. Daha sonra o zamanki Türkiye Sakatlar Konfederasyonu başkanı Faruk Öztimur’a sığınarak yeni bir federasyon kurma çabalarına girişmiştir. Ahmet Cantürk’ü bu ihanete varan öfkeli tutumundan yine Altı Nokta’nın sağduyusu kurtarmış; Altı Nokta, Federasyon tüzüğünü değiştirerek kendi gücünden fedakârlık edip diğer bütün derneklerin nispi olarak Yönetim Kurulunda yer almasını sağlamıştır. Gerek Turhan İçli’nin, gerekse Ahmet Cantürk’ün Altı Nokta’nın adayı olarak Federasyon başkanı olduğu dönemlerde bütün mücadeleleri, 5378 sayı Engelliler Kanunu’nun çıkarılması için gerçekleştirilen bütün eylem ve lobi faaliyetlerini Altı Nokta’nın üyeleri organize etmiştir. Bu dönemde Türkiye Görme Engellilerin katkısı, Altı Nokta’nın katkılarının yanında solda sıfır kalır.
  7. Ahmet Cantürk, Türkiye Körler Federasyonu’nun son birkaç yıl içerisinde kağıt üzerinde olduğunu ileri sürüyor. Sanırız Cantürk, bu dönemle kendisinin son başkanlık yaptığı 2012-2015 dönemini birbirine karıştırıyor. Çünkü Ahmet Cantürk’ün son başkanlığı döneminde Federasyon, ciddi bir faaliyeti olmayan etkisiz bir örgüte, Federasyon merkezi ise, kimsenin uğramadığı ıssız bir mekâna dönüşmüştü. Maaşları ödenmediği için gelen sekreterler peşpeşe ayrılıyor, yıllardır ödenmeyen apartman aidat borcu 40 bin liraya dayanıyordu. Cantürk ve ekibi 350 bin lira dolayında bir borç bırakarak ayrılmıştı. Vergi, SSK, aidat ve personel borçları dağlar gibi yığılmıştı. Ulusal düzeyde politika üretmek için hiçbir çaba olmadığı gibi, uluslar-arası faaliyetlere katılınamıyordu. Üstelik bütün bu sorunları çözebilecek olan bir eşya piyangosunun istin alındığı halde bunu bile gerçekleştirememişti. İşte “kağıt üzerinde federasyon” tanımı tamı tamına bu döneme uymaktadır.

Turhan İçli’nin başkan olduğu son üç yıllık dönem, Federasyonun Vergi Dairelerine, SSK’ya ve personele olan borçları ile uluslar-kuruluşlara olan yıllardır birikmiş aidat borçlarını ödemekle geçmiştir. Bu borçların dörtte üçü kapatılmış; cari giderlerin tamamı, yeni bir borç yapılmaksızın ödenmiştir. Uluslar-arası ilişkiler düzeltilmiş; defalarca Avrupa Körler Birliği ve Balkan Körler Komitesi toplantılarına katılınmış veya bu toplantılara ev sahipliği yapılmıştır. Noterlerin körlere dayattığı iki tanık uygulamasına karşı mücadele edilmiş; çok yönlü görüşmeler başlatılarak çözüm aşamasına gelinmiştir. Federasyonumuzun içinde bulunduğu ve belirleyici katkılar sunduğu Çanakkale Valiliği’nin finansmanı ile yapılan Homeros Okumaları etkinliğine 19 ülkeden 125 körün katılması sağlanmış; yerli konuklarla birlikte 250 kişi 5 gün süreyle Çanakkale’de ağırlanmıştır. Ahmet Cantürk, Çanakkale Şubesi ile olan sorunlarını çözmeyi beceremediği için sorumluluğu Federasyonumuzun üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Yine Atlantis Tatil Köyü ile yapılan anlaşma sonucu kör müzisyenler bir yaz boyunca ücretsiz tatil yapmışlardır. Üç yıl boyunca Federasyon çalışmalarını boykot eden Türkiye Görme Engelliler Derneği üye ve yöneticileri, bütün bu olanaklardan yararlanma fırsatını kaçırmamış; şikayetçi oldukları Çanakkale ve Atlantis Tatil Köyü organizasyonlarına ve Engelliler Konfederasyonu’nun düzenlediği uluslar-arası toplantılara katılmaktan hicap duymamışlardır. Böylece ne denli ilkesiz ve omurgasız olduklarını bir kez daha kanıtlamışlardır.

  1. Ahmet Cantürk, başkanlığa gelirse, Yönetim Kurullarında özel ve yakın ilişkisi olan kişilere birlikte yer vermeyeceğini buyurmaktadır. Bunları söylerken dönüp kendi örgütüne bakmamakta; aile boyu Türkiye Görme Engelliler Derneği’nin yönetim mevkilerinde birlikte yer aldıklarını unutmaktadır. Pişkinliğin bu kadarına pes doğrusu! Biz Ahmet Cantürk gibi düşünmüyoruz. Baba-oğul, karı-koca, sevgili olsalar da herkes ayrı yetenek ve niteliklere sahip birer bireydir. Yeter ki, seçildiği yeri gerçekten hak etsin ve aldığı görevin hakkını versin.
  2. 1996 yılında Ahmet Cantürk’ün ihaneti karşısında bugünkü Türkiye Körler Federasyonu başkanı Turhan İçli, “Kariyerizmin ve Makyavelizmin Parlak bir Portresi: Ahmet Cantürk” başlığıyla bir dizi yazı yayınlamış ve Ahmet Cantürk’ün analizini yapmıştı. Biz buna şimdi bir tek sözcük ekliyoruz: “Kariyerizmin, Makyavelizmin ve Oportünizmin Parlak bir Portresi: Ahmet Cantürk!”

 

KAMUOYUNA SAYGI İLE DUYURULUR.

 

                               ALTINOKTA KÖRLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

Haberler


LC Waikiki’den Dünyada Bir İlk

LC Waikiki’den Dünyada Bir İlk

LC Waikiki, Görme Engelli Bireyler İçin LCW Sense Uygulamasını Hayata Geçirdi

Detay

Geleneksel İftar Yemeği

Geleneksel İftar Yemeği

Altınokta Körler Derneği Genel Merkez İktisadi İşletmesi tarafından görme engelli üyelerimize ve ailelerine yönelik verilen geleneksel iftar yemeği.

Detay

KONFERANS SALONUMUZ ANKARALILARIN HİZMETİNDE

KONFERANS SALONUMUZ ANKARALILARIN HİZMETİNDE

Panel, seminer ve konferanslarınız için modern dekorasyonu, net ve etkili ses düzeni ile 200 kişilik konferans salonumuz uygun fiyatlarla hizmetinizdedir

Detay

GÖRME ENGELLİLER SESLİ BİLGİSAYAR KURSU

GÖRME ENGELLİLER SESLİ BİLGİSAYAR KURSU

Sesli Bilgisayar Laboratuarımızda Sesli Bilgisayar Kursu

Detay

Stüdyo

Stüdyo

Gönüllü okuyucularımız tarafından bugüne dek 1500 den fazla kitap okunmuş, bunlar kaset ve CD lere kaydedilip çoğaltılarak sesli kitap kütüphanesi oluşturulmuştur.

Detay

Altınokta Körler Derneği Kütüphanesi

Altınokta Körler Derneği Kütüphanesi

Detay